Bebeğin Rahim İçi Hayatı Ve Gelişmesi

Bebeğin anne karnındaki ilk anından doğuma kadar geçen süreçteki oluşumlar
 Bebeğin Rahim İçi Hayatı Ve Gelişmesi

Hayatın devamı için bütün canlılar, yeni bir canlı üretirler. Bu bir doğa kanunudur. Bitkilerde ve hayvanlarda iki cins erkek ve dişi tohum birleşirler. Böylece yeni bir meyve meydana gelir. İnsanda; dişi tohuma (ovul ) erkek tohuma ( spermatozoit ) denir. Yaşayan her varlık küçük hücrelerden meydana gelmiştir. Her canlı hücre aynı maddelerden yapılmış olmasına rağmen  değişik görünümdedirler. Bir hücre, hücre zarı, protoplazma ve çekirdek olmak üzere üç ana bölüme ayrılabilir. Dişi hücre ovülü, yumurtalıklar yapar, yumurtalıklar rahmin iki yanında oval biçimde bir organdır. Her kadında iki tanedir. Genelde iki hormon çıkarır. Folikül hormonu ve progestoron. Bunlar kadının üreme faaliyatlerinde önemli rol oynarlar. Her ergen kadının yumurtalığında , her ay az sayıda ovül olgunlaşır. Bu her iki adetin ortasına rastlar. Hayat boyu ancak 400 kadar yumurta olgunlaşır. Bu ovül bağımsız bir canlıdır. Olgunlaşmaya kadar biriktirdiği protein, yağ, şeker gibi gıda deposuyla beslenir.Adet başlangıcından itibaren 14.günlerde rahime kadar süren uzun  bir seyahate çıkar. 10 cm. kadar yol alır. 2-7 gün bu yolculuk devam eder. Bir ovülün döllenmesi için 12-24 saat kadar zamanı vardır. Bu süre geçtikten sonra ovülün canlı kalma gücü azalır. İkinci ay başının başlangıcında dışarı atılır.

Eğer döllenme olursa gebelik hormonu miktarı artar. Rahimi döllenmiş yumurtayı kabule hazır hale getirir. Yumurtalıkta yapılan diğer hormonlar döllenmemiş ovülü kasılmalarla dışarı almaya yardımcı olur.

Normal bir kadında adet ile gebelik ilişkisi, hayat boyu devam eder. Adet hali yumurtanın yapıldığı ama döllenemediğini gösterir. Adetin olmaması ise ovülün aşılandığının ilk göstergesidir.

Erkek tohumuna gelince : Erkeğin testislerinde ancak buluğ çağında erkek tohumların yapımına başlanır. Kadında, doğumdan önce yumurtalıklarda ovül deposu vardır. Sayıları her yumurta için 250 bin kadardır. Erkek tohumları ise hayat boyu testisler tarafından imal edilir. Sayıları ise çok fazladır. Spermatazoitler ( erkek tohumları ) armut biçimindedir. Uzun bir kuyruğu vardır. Tıpkı kurbağa yavrusuna benzer ve bu kuyruk sayesinde ilerler. İmal edildikten sonra , 30 cm.lik bir yolu katederek, prostatın iki yanındaki iki kesecikte depolanır ve prostat gibi bazı organların salgıladığı madde içinde yaşarlar. Şayet dışarı atılmazlarsa kendiliğinden ölürler. 38 gün kadar yaşayabilirler. Yeni imal edilenler onların yerini alır.

Aşılamayı başarmak için rahimi geçerler kadın yumurtalık borusunun üçte biri kadar ilerler. Burada ovüle rastlarsa şiddetli hareketlerle ovüle yapışırlar ve döllenme olayı olur. Ovülün zarını delerler. Protoplazma nın içine girer ve kuyruğunu kaybederler. İki üreme organının çekirdekleri birleşip kaynaşırlar. Artık bir insanın ilk hücresi oluşmuştur. Oluşan bu insan yumurtası, yumurtalık borusunu yavaş yavaş aşarak rahime doğru ilerler. Şayet bu yolda hareket durursa oraya yapışır, korkulan dış gebelik meydana gelir.Bu oluşum iki üç ay içinde patlar. Büyük bir kanama ve sancı ile kendini belli eder. Acil bir operasyonla hasta kurtarılır.

Aşılamadan 3 saat kadar sonra ilk insan yumurtası bölünmeye başlar. Hücre ikiye ayrılır, 4 olur, 4 ten sonra 8 olur, böylece her bölünmede hücre sayısı iki misli artar. Görünümü yuvarlak bir dutu andırır. Hacmi aynı kalır. 6.bölünmeden sonra hücre sayısı 64 olunca , yumurtanın hacmide çoğalır. Seyahat devam eder. Bu müddet içinde ovüldeki mevcut depo besinler kullanılır. Artık yumurta bir yere yerleşerek , gelişmesi için lazım olan maddeleri ve enerjiyi bulmak için ana rahmine yapışır ve beslenmeye başlar. Borudan rahime geçiş 6,5 gün kadar sürer. Rahim boşluğunda birkaç gün serbest kalır. Bu arada rahim içi hazırlanır, yumurtada ise önemli değişiklikler olur. Bu zamana kadar aynı olan hücreler değişmeye başlar.

Döllenmiş yumurta, rahimdeki birkaç günlük serbestisinden sonra vantuz gibi rahim duvarına yapışır. Altındaki hücreleri yok eden bir sıvı ortaya çıkarır. Bu sıvı temas ettiği rahim içi hücrelerini eritir ve bir çukur oluşur. İlk temas eden hücre uzantıları rahim mukozasına dalarlar ve küçük damarları delerler, hücrelerin içine girerler, toprağa giren kökler gibidirler. Böylelikle döllenmiş yumurtayla rahim arasında bağlantı kurulmuş olur.

Yumurtalık, genellikle, rahmin dış-orta kısmına yerleşir. Diğer yerleşim şekillerinin ise birçok zorlukları vardır. Bu yerleşim gene hormon desteğiyle olur. 4 ay kadar yumurtalıkta yapılan progeston hormonu ceninin gelişmesine yardım eder. Bu hormon rahmin kasılmamasına  ve yumurtanın dışarıya atılmamasına yardımcı olur. Bu aydan sonra ise 10 aylığa kadar ceninin sonunun yapımını üstlendiği bu hormon göreve devam eder. Yumurta rahimde, kendine bir yer bulup anneyle gıda alışverişine başladığında embriyon adını alır.

İLK AY : Embriyon ilk oluştuğu zaman disk şeklindedir. Hücreler 3 yaprak halindedir. Bu yapraklar bebeğin organlarını meydana getirirler. Dış yaprak ( ektoderm ) deri tırnak tüy ve sinir sistemini ( omurilik beyin ), orta yapraklar ( mezoderm ) kaslar, iskelet ve kan damarlarını, iç yapraklar ( endoderm ) ciğerleri, sindirim sistemini ve buna bağlı bezleri yaparlar. Bu hücre faaliyetleri dış yaprakla iç yaprak arasında bir merkezden yönetilir. Bunu ilk keşfeden Alman Hans Speerman bu konuda Nobel kazanmıştır.

Embriyonda hücrelerin rollerini yüklenmeleri 15 gün içinde tamamlanır. Embriyon 18. Gününe doğru disk şeklinden yumurta şekline doğru dönüşür. Bu dönem başlangıcından sonra sinir sistemi, omurlar, kaburgalar, kaslar ve sindirim sisteminin ilk parçaları bağırsaklar, şekillenmeye başlar. 21. Güne doğru büyüklüğü 2 mm3 ü geçer. Ucunda bir şişkinlik belirir, bu baştır. Başın içinde beyin gelişmeye başlamıştır. 4. Haftada kalp oluşur, boy 1 cm. kadardır. Kalp iki kan damarının birleşmesinden meydana gelir ve embriyon kendi kanını yapmaya başlamış ve kalp taslağı da atmaya başlamıştır. Önde başın şişkinliğini ve karında çıkıntı halinde kalp şişkinliği ile yüzü olmayan , kolsuz ve bacaksız bir oluşum görünümündedir.

İKİNCİ AY : İkinci ayın başlangıcında olaylar hızla ilerler. Gelişim ve oluşum hızlanır. Tomurcuk şeklinde iki yanda kollar ve bacaklar meydana gelmeye başlar. Sonra yüz şekillenir, gözler iki küçük çukurcuk şeklinde, kulak virgül görünümünde , iki delik şeklinde belirmeye başlar. Ağız ve burun için bir büyük yarık oluşur. Büyüme daha da hız kazanır. İkinci ayın ikinci haftasında baş, iki misli olur. Gövdeden yavaşça ayrılır. Boyun, burun, kulak , çene şekillenmeye başlar. Omurlar teşekkül eder. Yedinci haftanın sonunda iskelet kurulmaya başlar. Bu olay doğuma kadar devam eder. 15 gün içinde kemik aksamları meydana çıkar. İki ayın sonunda boy 4 cm.ye yaklaşır. Eller karın üzerinde , bacaklar bükük vaziyettedir. Yüz şekillenir. Burun yassı, göz kapakları gelişmiştir ve ağız çok geniştir ve artık embriyon kuyruğunu kaybetmiştir. Ağırlığı ise 11 gram kadardır. Bütün organların taslağı şekillenmiştir.

ÜÇÜNCÜ AY : Üçüncü ayın başında embriyon cenin adını alır. Kız mı , erkek mi olacağı belirlenir. Cinsel organlar oluşur, ses telleri gelişir, gözler birbirine yaklaşır, göz kapakları meydana çıkar ve gözü korumak için tamamen kapalıdır. Burun delikleri çok aralıklıdır. Kulaklar iki küçük yarığa benzer. Dirsek ve kollar gelişir. Parmaklar görünmeye başlar. Karaciğer tamamen oluşmuştur. İlkel bir böbrek taslağı belirir.Bağırsak kıvrımları meydana çıkar ve uzar. İlk tüyler gözlerin üst kısmında belirmeye başlar. Cenin kol ve ayağını hafifçe oynatır, anne bunu hissetmez. Ağzını açıp kapatır. Başını çevirir. Üçüncü ayın sonuna doğru boy 10,5 cm. ağırlık 45 grama ulaşır.

DÖRDÜNCÜ AY : Dördüncü ayda deri kırmızı renktedir ve şeffaftır. Kan damarları oluşmaya başlamış olup çıplak gözle görülebilir haldedir.Cilt üzerinde ince tüyler vardır. Yağ ve ter bezleri vazifeye başlamıştır. Kalp çok hızlı çarpar. Karaciğer çalışmaya başlamıştır.Safra kesesi ve mide bezleri harekete geçmiştir. Safra akıntısı çocuğun ilk kakasını oluşturur. Böbrek ilk idrarını yapmaya başlar. Başta ilk saçlar çıkar. Boy 18 cm. ve ağırlık 225 grama çıkar.

BEŞİNCİ AY : 4,5 aylığa doğru küçük varlık kendini ufak darbelerle belli etmeye başlar. Çocuğun kalp sesleri anne karnından duyulur. Röntgen ışınlarıyla bütün iskelet net olarak görülür.Deri buruşuktur. Kırmızı rengini kaybeder. Beşinci ayın sonuna doğru bebeğin hareketleri çok artar. Yüksek sesleri duyabilir. İçinde bulunduğu sıvıdan bir iki yudum içer. İlk yutkunma hareketleri başlar. Akciğerler gelişir. Ama çocuk dünyaya gelirse ortama intibak edemez ve ölür. Boyu 30 cm. ağırlığı ise 500 grama yaklaşır.

ALTINCI AY : Bu aylarda bütün vücut adeleleri gelişir ve kuvvetlenir. Beyin ve beyincik süratle büyür. Kaş ve burun ortaya çıkar. Bebek uyur ve uyanır. Boy 35 cm. ağırlığı ise 1000 grama yaklaşır.

YEDİNCİ AY : Altıncı ayda iyi bir gelişme gösteren adelelerden sonra yedinci ayda ise sinirler ve merkezi sinir sistemi gelişir. Cenin kendi çevresinde döner. Gözler meydana çıkar. Görünüm bir ihtiyarı andırır. Boy 40 cm. ağırlığı ise 1700 gramı bulur. Erken doğum olursa yaşama şansı yüksektir.

SEKİZİNCİ AY : Mide bağırsakları ve böbrekler çalışmaya başlamıştır. Deri yağ dokusundan zenginleşir. Kırışıklıklar kaybolur. Rengi açık pembedir. Deriyi kaplayan kıllar ve göz bebeğini örten perde kaybolur. Boy 45 cm. kilosu 2400 grama ulaşır. Erken doğumda yaşama şansı yüzde 95 tir.

DOKUZUNCU AY : Ayın sonuna doğru cenin doğuma ve dış dünyayla temasa hazırdır. Boy 50 cm. kilosu 3300 gram olmuştur.

GÖBEK KORDONU : Göbek kordonu ceninde meydana gelen artık maddeleri anne karnına verir. Anne kanından gelen ve son daki değişiklikten sonra gıda ve oksijen yüklü kanı doğrudan cenin kanına taşır. İki temiz bir kirli damarından oluşan bir kordon şeklindedir. ‘Son’ gibi göbek kordonuda üçüncü ayda son şeklini alır.

Cenin iki katlı zar tarafından korunur. Bu zarlar arasında amnios sıvısı denen berrak bir su vardır. Altı ayda 1 litreye kadar çıkar. Suyun ortasında cenin bir balık gibi yüzer ve onu harici darbelerden korur.