Bir kağıt mimarının hayali dünyası: Nazimî Yaver Yenal

 Bir kağıt mimarının hayali dünyası: Nazimî Yaver Yenal

İstanbul Araştırmaları Enstitüsü, Google Arts and Culture platformuna taşıdığı sergilere bir yenisini ekledi. Küratörlüğünü Büke Uras’ın üstlendiği “Bir Kağıt Mimarının Hayali Dünyası” adlı sergi, Cumhuriyet kuşağının önemli isimlerinden mimar Nazimî Yaver Yenal’ın hayatını ve üretimlerini mercek altına alıyor. 

İstanbul Araştırmaları Enstitüsü (İAE), ev sahipliği yaptığı sergileri internet ortamında izleyicilerle buluşturmaya devam ediyor. İlk kez 2017 yılında ziyarete açılan “Bir Kağıt Mimarının Hayali Dünyası: Nazimî Yaver Yenal” sergisi, Türkiye’de 20. yüzyıl mimarlığının özgün temsilcilerinden olan Nazimî Yaver Yenal’ın 50 yıllık kariyerini sıra dışı görseller eşliğinde ele alıyor. Cumhuriyet döneminin önemli mimarlarından Nazimî Yaver Yenal’ın yıllar sonra ortaya çıkan zengin arşivinden derlenen serginin tamamı artık Google Arts and Culture üzerinden ziyaret edilebiliyor.
 

Küratör Büke Uras, gelenek ve modernizm arasında gidip gelen tasarımlardan oluşan sayısız çizime sahip Nazimî Yaver’i, hayata geçmeyen projelerinden ötürü “erken Cumhuriyet dönemi mimarisinin en kayda değer kağıt mimarı” olarak tanımlıyor. Nazimî Yaver’in uzun yıllar kendine yalnızca çizimlerden oluşan alternatif bir mimari üretim alanı yarattığının altını çizen Uras, uygulanmamış tasarımların yarattığı umutlar, inşa edilmeme nedenleri ve hayal kırıklıkları ile birlikte güçlü bir hikâye anlattığını vurguluyor.
 

Akademi’nin yıldız öğrencisi

1904’te İstanbul’da doğan Nazimî Yaver Yenal (Ömer Nazimî Yenal), 1920 yılında, Osman Hamdi Bey’in kurduğu Mekteb-i Sanayi-i Nefise-i Şahane’de (Güzel Sanatlar Akademisi) mimarlık öğrenimine başlar. Akademi hayatı boyunca art arda aldığı birincilik ödülleri ile hocalarının takdirini toplayan Nazimî Yaver, arkadaşları arasında yıldızlaşır. Özellikle, 1925 yılında Ankara Şehremaneti’nin düzenlediği, Cumhuriyet döneminin ilk mimari proje yarışmasında elde ettiği birincilikle öne çıkar. Bunu, Cumhuriyet döneminde İstanbul için düzenlenen ilk mimari yarışma olan “Haydarpaşa Garı Tamiri” izler. Öğrenciliği sırasında ayrıca, hocası Giulio Mongeri’nin bürosunda, Ziraat Bankası Ankara merkez şubesinin tasarım sürecine dahil olur.
 

Yarım asırlık arşiv yeniden günışığında

Nazimî Yaver, Güzel Sanatlar Akademisi’nin 1927-1928 yıllarında düzenlediği ilk mimari Avrupa konkurunda birincilik alarak Paris’e ve ardından Berlin’e gider. 1931’de burslu olarak yerleştiği Berlin’de, Almanya’nın en önemli mimarlarından Hans Poelzig’in “Meister Atelier” isimli “atölye-okul”una kabul edildikten sonra, 1932 yılında Güzel Sanatlar Akademisi’ne eğitmen olarak geri döner. Kırk yıla yakın eğitimcilik kariyerine rağmen hiçbir zaman proje hocası olmaz ve okulun yönetim kadrosunda yer almaz. Akademideki atölyesinin arka odasını kendisine ait bir dünya olarak şekillendirir. Mimari çizimlerinden mobilya tasarımlarına kadar pek çok projeyi içeren bu dev arşiv, emekliliği sonrasında evinde özenle korunur. Mimarın ölümünden sonra dağılan ve büyük kısmı imha edilerek yitirilen bu sıra dışı arşivden günümüze ulaşan fotoğraf ve çizimler, Büke Uras’ın küratörlüğünü üstlendiği sergi ile yeniden günışığına çıkıyor.


Hibya Haber Ajansı